5 Nisan Avukatlar Günü Çelenk Sunma ve Basın Açıklaması
Değerli Meslektaşlarım, Kıymetli Basın Mensupları,
Demokrasi ve hukuk devletinin teminatı olan mesleğimizin sorunlarının daha da arttığı, yasal kazanımlarımızın yok sayıldığı, savunmanın güçsüzleştirildiği, büyük beklenti içerisinde olduğumuz Avukatlık Yasası’nın bir türlü Meclis gündemine alınmadığı; mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik baskıların devam ettiği bir dönemde, birlik ve dayanışmamızın simgesi olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nü maalesef ülkemizin sürekli değişen, kaotik ve endişe veren gündemiyle karşılıyoruz.
Bu vesileyle, İstanbul–Çağlayan Adliyesinde gerçekleşen terör saldırısında şehit edilen meslektaşımız Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’a yapılan menfur saldırıyı bir kez daha lanetliyor; kendisine Allah’tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere tüm yargı camiasına başsağlığı diliyoruz.
Yine 4 Nisan Cumartesi akşamı Rize–Trabzon karayolunda Fenerbahçe Spor Kulübü futbolcularını taşıyan otobüse yönelik saldırıyı da kınıyoruz. “Şike süreci”nin en hararetli dönemlerinde bile böyle bir olayın yaşanmamış olması dikkate alındığında, bunun bir provokasyon olduğu ve şehrimiz ile Trabzonspor camiası ile ilgisinin bulunmadığı açıktır.
Bu ve benzeri saldırılarda hukuk devleti, demokrasimiz ve toplumsal barışımızın hedef alındığının; ülkemizi istikrarsızlaştırmak ve devlete olan güveni zayıflatmanın amaçlandığının farkındayız.
Toplumdaki kutuplaşma ortamının ve yargı bağımsızlığına ilişkin soru işaretlerinin artması; yargı kararlarının uygulanmaması gibi nedenlerle adalet duygusunun zedelenmesi, provokatif eylemlere zemin oluşturmakta; terör eylemleri gerekçe gösterilerek hukuk devleti ve demokrasi anlayışından uzaklaşılmasına yol açacak yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Çağlayan Adliyesindeki terör saldırısındaki istihbarat ve güvenlik zafiyetlerinin ise avukatlar hedef gösterilerek örtülmeye çalışıldığı görülmektedir.
Her şeyden önce bilinmelidir ki avukatlar imtiyaz peşinde değildir. Yargının kurucu unsurlarından biri olarak görevimizi yaptığımız yerlerde, hakim ve savcılarla aynı güvenlik ve çalışma koşullarına tabi tutulmayı talep ediyoruz. Aksi uygulamalar, silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu gibi bağımsız savunmayı zayıflatmakta ve adil yargılamayı kuşkulu hale getirmektedir.
Biliniyor ki bir gün herkesin avukata ihtiyacı olabilir. Bağımsız savunmanın olmadığı yerde yargılamadan ve adaletten söz edilemez. Bu nedenle bağımsız savunmanın temsilcileri olan avukatlar ve çatı örgütümüz baroların susturulmasına milletimiz asla müsaade etmeyecektir. Adaletin tecellisine katkı sunan cübbelerimiz hiçbir baskıya boyun eğmeyecek, işlenen suçların ya da ihmal zincirlerinin örtülmesine perde olmayacaktır. Unutulmamalıdır ki devletin temeli adalet, adaletin temeli bağımsız savunmadır.
Bu sebeple son dönemde bazı gazete ve televizyonlarda avukatları terörist ya da terör örgütleriyle aynı safta göstermeye çalışan söylem ve eylemlere sessiz kalamayacağımız bilinmeli; yapacağımız yasal başvuruların doğal ve gerekli olduğu anlaşılmalıdır. Avukatlık mesleğinin sorunları çözülmeden yargının hiçbir sorunu çözülemeyeceği gerçeğiyle modern bir Avukatlık Kanunu derhal çıkarılmalıdır.
Avukatlar ve Barolar; geçmişte olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünü, laik hukuk devletini, demokratik ilkeleri, halkı ve hakkı savunmaya devam edecek; toplumun umudu olmayı sürdürecektir.
Bu düşüncelerle tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Günü’nü kutlar; sağlık, esenlik ve aydınlık yarınlar dileriz.
06.04.2015



