11.Yargı Paketi Sonrası Tahliyeler Başladı: Trabzon Barosundan Uyarı - Günebakış
11. Yargı Paketi ile 40 bini aşkın hükümlü tahliye edilirken Trabzon Barosu, infaz sisteminin caydırıcılığının zayıfladığı uyarısı yaptı.
11. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçları kapsayan infaz düzenlemesi kapsamında 40 binden fazla hükümlünün cezaevlerinden tahliye edilmesi süreci başladı.
Tahliyelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trabzon Barosu Başkanı Av. Hakan Orhan, yapılan düzenlemelerin ceza adalet sisteminin temel ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti.
“Cezanın Islah Edici Amacı Devre Dışı Bırakılıyor”
Av. Hakan Orhan, son infaz düzenlemelerinin kamuoyunda cezasızlık algısını güçlendirdiğine dikkat çekerek, değişikliklerin örtülü af niteliği taşıdığı yönündeki değerlendirmelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
“Son infaz düzenlemeleri, ceza adalet sisteminin temel ilkeleri bakımından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Cezasızlık algısının güçlenmesi, hukukun caydırıcılık işlevini ve adalet duygusunu zedelemektedir.”
Orhan, çağdaş ceza infaz sisteminin temel amacının hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması olduğunu hatırlatarak, mevcut düzenlemelerin bu hedefi zayıflattığını vurguladı.
“Son düzenlemelerle birlikte, cezanın ıslah edici amacı fiilen devre dışı bırakılmakta, infaz sistemi süre kısaltmalarına indirgenmektedir.”
Ceza Politikalarında Tutarsızlık Vurgusu
11. Yargı Paketi’nin, bazı suçların cezalarını artıran bir torba yasa içerisinde yer almasına da dikkat çeken Orhan, ceza siyasetinde çelişkili bir yaklaşım oluştuğunu ifade etti.
“Bir yandan cezalar artırılırken, diğer yandan infaz süresini fiilen kısaltan düzenlemelere gidilmesi; öngörülemez ve bütünlükten uzak bir ceza politikası ortaya koymaktadır.”
Bu yaklaşımın, ceza adalet sisteminde kalıcı bir denge kurmaktan uzak olduğunu belirtti.
“Eşitlik İlkesine Aykırı Bir İnfaz Rejimi”
İnfaz düzenlemelerinde suç türlerine göre ayrım yapılmasının Anayasa’daki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getiren Av. Hakan Orhan, infaz sisteminin seçici düzenlemelerle yürütülemeyeceğini kaydetti.
“İnfaz rejiminde mahkumlar arasında suç türlerine göre ayrım yapılması, eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına açıkça aykırıdır.”
Kalıcı ve İnsan Hakları Temelli Çözüm Çağrısı
Hapishanelerdeki kapasite fazlalığı sorununun geçici infaz indirimleriyle çözülemeyeceğini belirten Orhan, insan haklarını ve insan onurunu esas alan bütüncül bir infaz rejiminin zorunlu olduğunu vurguladı.
“İnfaz sistemi; kısa vadeli rahatlatma araçlarıyla değil, kalıcı, adil ve insan hakları standartlarına uygun bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır.”
Orhan, infaz sisteminin caydırıcılık işlevini yeniden kazanmasının, toplumun adalet ve güven duygusu açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.
GÜNEBAKIŞ - 30.12.2025
